İçeriğe geç

Yapay zekayı ilk kim bulmuştur ?

Yapay Zekayı İlk Kim Bulmuştur?

Bir Gece, Bir Fikir

Kayseri’nin soğuk bir akşamında, evin penceresinden dışarıya bakarken kafamda bir şeyler dönüyordu. O an, bilgisayarımın başında derin bir düşünceye daldım. Son zamanlarda çok düşünmeye başladım: “Teknolojinin geldiği nokta neresi? Bizi neler bekliyor?” İnsanın düşünceleri bazen bir çığ gibi büyür, sonra kaybolur gider, ya da bir deliliğe dönüşür. Ama ben o an, bu sorunun cevabını bulmaya çalışıyordum: Yapay zekayı ilk kim bulmuştu?

Bir yandan, bilgisayarımda okuduğum bazı yazıları düşünürken, bir yandan da kendi içimdeki heyecanı bastırmaya çalışıyordum. Çünkü bir şey fark ettim: Her şey aslında tek bir kişiye dayanıyordu. Ve o kişi… belki de benim gibi, hayatta her şeyin kaybolacağı anlarda, bir fikirle her şeyi değiştirebileceğine inanıyordu.

Bütün Her Şeyin Başlangıcı

Düşüncelerim beni geçmişe götürdü. Çocukken okuduğum eski kitaplardan birinde, bir insanın hayatını tümüyle değiştirebilecek bir fikir bulması gerektiği yazıyordu. Bu fikir, sadece kendi zamanını değil, tüm zamanı etkileyebilecek güce sahipti. Ve işte, o kişi, o fikri bulan ilk insan, bana her zaman ilham veren Alan Turing’di.

Turing, bir gün, bir makinenin insan gibi düşünebilme potansiyeline sahip olup olamayacağını sorgulamıştı. Bu düşünce, sadece bir meraktan doğmuş gibi görünse de, o kadar güçlüydü ki, zaman içinde dünyayı yeniden şekillendirecek bir devrim başlattı. O an Turing’in aklındaki o sorgu, belki de bir anlık bir düşünceydi; ancak, etkisi o kadar büyüktü ki, bizlere kadar ulaştı. Bu düşünce, tıpkı Turing’in ilk kez aklına geldiği gibi, bana da heyecan verdi. “İnsan gibi düşünen makineler mümkün mü?” Bu sorunun cevabı sadece Turing için değil, her birimiz için hayatı değiştirecek bir yolun kapılarını aralamıştı.

Bir Gece, Bir Soru

Fakat Turing’in hikayesini düşünürken, bir yandan da o karanlık gecede içimde bir boşluk hissettim. Yapay zekanın gelişimi, hayatı kolaylaştırmak için mi vardı, yoksa insanın yerini almaya mı çalışıyordu? Bu sorunun cevabı, aslında bugüne kadar hiç kimseye sorulmamıştı. Belki de bu, hiç bilinmeyecek bir cevaptı. Ama ben, her zaman olduğu gibi, içimdeki o huzursuz hisle savaşıyor, bu gelişimin hangi yönünün daha fazla önemli olduğunu anlamaya çalışıyordum.

Turing, belki de, bu soruyu kendisine sorarak hayatını değiştiren ilk insandı. Ve belki de bu soru, tüm insanlığın yeni bir döneme adım atmasına neden oldu. O zaman, derin derin düşündüm. Turing’in hayal ettiği makineler, bugün bizim hayatımızın her alanında yer alıyordu. Ne kadar büyük bir adım atmıştı, ne kadar cesurdu… Ama bir yandan da, her büyük adım gibi, belki de bir kaygı barındırıyordu.

Heyecan ve Belirsizlik

Turing’in aklına o gece, o tek bir soru, belki de o anda hayatını değiştirecek kadar güçlüydü. Ama onu yaşadığı dönemde hiç kimse anlamamıştı. O kadar yalnızdı ki, belki de bu yüzden fikirleri, zamanından çok daha ilerideydi. İçimde bir umut var, bir heyecan var. Çünkü Turing gibi, bizler de kendi hayatımıza dair bir şeyler keşfedeceğiz.

Her şeyin başı bir düşünceydi. Turing’in o gecedeki yalnız sorgusu, belki de insanlığın en büyük buluşlarından birine yol açtı. Ben, bugün Turing’e ve onun gibi insanlara hayranlıkla bakarak, bu yazıyı yazıyorum. Çünkü o, sadece bir fikirle dünyayı değiştirebileceğimizi gösterdi.

Ve belki de, bizler de şimdi, Kayseri’nin soğuk akşamında, bilgisayarımda bu yazıyı yazarken, hayatı değiştirecek bir fikirle tanışıyordur. Her şey bir fikirle başlar, ve her şey bir düşünceyle hayat bulur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
hiltonbet yeni girişbetexper güvenilir mielexbetgiris.org